Güneş'in Ülkesi Ovit yaylası İbrahim COŞKUN
Tarih: 10 Temmuz 2008 Perşembe
Ticaretteki başarıları ile bilinen Yahudiler, sermayelerinin onda dokuzunu reklam için ayırırlarmış. Bende yazılarımın birçoğunu Rize'mizin bir köşesi için de olsa tanıtıma ayırıyorum. Rizeli olsun olmasın birçok kimsenin bilmediği yönleri ve yanları vardır memleketimizin. Ya da eksik bilinenleri ...
Madem çok ümit bağladığımız sektör turizm, bende karınca kararınca katkıda bulunmakla mutlu hissediyorum kendimi.
Rize denince akla gelen mavi ve yeşilin kardeşliği yanında; yeşilin her tonu ile görkemli ormanları, azametli dağları, dereleri, taşları, çok kıvrak zekaları… Ama en çokta yağmurları gelir akla. Öyle ya, her okullu çocuk öğrenir ülkemizin en çok yağış alan ili Rize olduğunu. Bulutlu günlerin çok, güneşli günlerin az olduğunu. Her ne kadar yeşilliğimizi bu yağmurlara borçlu olsak ta; gelenler, görenler, gelmek-kalmak isteyenler bir endişe belirtirler hep. Rize'miz güzel ama biraz da güneş olsa…
Bu noktada az bilinen ya da eksik bilinen bir durumu vurgulamaya çalışacağım bende. Tanıtım olsun, doğru bilinsin diye. Maksadımda bu zaten, bilen bilmeyene anlatsın.
Güneşin ülkesi Ovit Yaylası demek istedim bu doğruya. Çünkü Karadeniz ve yaylaları bildiğimiz iklimin özelliklerini taşımaktadır. Her mevsim yağışlı ve çokça bulutlu. Okyanus iklimi gibi. Hele yüksek yaylaları, sis ve çise özdeşleşmiştir onlarla. İşte Ovit'te öyle yüksek (2640) yaylalardan biridir Rize İkizdere'de. Ama diğer bütün yaylalardan farklı bir yanı vardır Ovit yaylasının.
Rize'nin güneye açılan tek kapısı olan ve Erzurum yolu üzerinde ki bu yayla, tam zirveden (Ovit Geçidi) başlar ve güneye doğru alçalarak uzanan yayvanımsı bir vadi üzerinde yer alır. Bu vadi orman üst sınırını aşan yüksekliğine rağmen sahile yakınlığı ile bir cazibe merkezidir de. Burası Kaçkar dağlarının doğu-batı uzanışlı su bölümü çizgisinin güneyinde olması nedeniyle iç bölgelerdeki karasal iklimin geçiş özelliklerini taşımaktadır. Öyle ki, iki farklı iklimin aynı anda bir arada nasıl yaşanabileceğini görebileceğiniz bir laboratuar gibidir Ovit Yaylası.
Eğer bir gün yağmurlarla ıslanıp, bulutların gölgesinden kuruyamadığınız zaman; hemen yanı başınızda Ovit'e çıkınız. Güneşle buluşunuz. Zirveyi aşmadan inerseniz arabanızdan, tekrar binmeden birkaç adım yürüyün ve görün yerde sürünen bulutun (sis) içinden nasıl çıktığınızı güneş ülkesine.
Bunu sakın kışın denemeyin. Üzgünüm kışın kapalıyız! Çünkü… Ama sizlerde seslenirseniz Ankara'ya: "Ovit Geçidine Tünel İsteriz" diye, yakın gelecekte kışın da deneyebilirsiniz.
Bilesiniz, Ovit'in en güzel yanı, içinin güneş … Anzer'den sonra balının ikinci olması.
Saygılarımla
İbrahim COŞKUN coskun.ibrahim@gmail.com
Bu köşe yazısı 468 defa okundu. Toplam 344 kelime
[ Geri Dön: İbrahim COŞKUN ] - [ Yazarlar İndeksi ] |