Arı ve Sinek A. Kadir İPEKOĞLU
Tarih: 17 Agustos 2008 Pazar
TÜRK MİLLETİ OLARAK ARI ve KARINCA KADAR ÇALIŞKAN,
KOYUN KADAR UYSAL,
TİLKİ KADAR KURNAZ,
ARSLAN KADAR GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ; YOKSA HAYAT ZOR!..
Dünya tarihinde şanlı ecdadıyla gurur duyan, onurlu bir ecdadın torunları olarak lütfen bize yakışın neyse, yarın mahcup olmamak için onunla iftihar etmek zorundayız…
Lütfen bizlere kan gurubumuz haricinde yıllarca verilen bozuk kan sayesinde başta sağlığımız olmaz üzere her şeyimizi kaybetmek üzere iken, Bilge Kağan’ın:”EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN!” tarihi mesajıyla kendimize dönmeye başladığımız şu günlerde tüm ricallerimizden-halkımıza kadar yukarıdaki konu başlığı altında yaşantımızı sürdürmemizi diliyor, aşağıdaki yazımı bu başlık doğrultusunda değerlendirmenizi hasetsen istirham ediyorum.
Bir gurup arıyla sineği bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştiriyorlar.
Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşüyorlar. Ama şişenin tabanı cam ve
onların da yabancısı olduğu bir madde olduğundan çıkmayı başaramıyorlar. Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kayboluyorlar. Ağzı açık olan şişeden karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmiyor.
Camın önünde ışığa doğru çabalarına devam ediyorlar. İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor. Ancak, biraz derinlemesine düşününce, karşımıza dikilen gerçek çok daha farklı. Çok basit gibi gelen bu deney bizleri oldukça düşündürdü.
Arıların ne kadar akıllı ve temiz yaratıklar olduğunu hepimiz biliyoruz, sinekler ise malum!..
Arılardan korkarız bizi sokarlar diye ama diğer taraftan ürettikleri balları için can veririz değil mi!..Ya sineklerden ise, midemiz bulanır ve sürekli uzak durmaya çalışırız!..
Evet, şu güzel hayatta ışığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır kuskusuz. Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenler ve hedeflerine ulaşanlardır!..
Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir. Ve bu uğurda da gerektiğinde “Ya istiklâl-ya ölüm” parolasıyla seve seve ölüme koşabilenlerdir.
Yürek, azim, vatan sevgisi, ilkeler, dürüstlüktür bunu yaptıran. Kendine saygı, yasadığı topluma saygıdır. Yıllarca kendi ülkesinde horlanan ama, bağlılığını asla kaybetmeyendir…
Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır , karanlığa yürüyenlerdir, karanlık düşüncelerdir!..
Köstebek gibi karanlıklarda iş yapmaktan zevk duyan, aydınlıklardan kaçanlardır!...
Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca hiç bir önemi yoktur. Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır. Sadece kendi yaşamları söz konusudur. Diğer hayatların onlar için önemi yoktur…Şahsi menfaatleri için, toplumun menfaatlerini ayaklar altına almaktan çekinmezler!.
Nerede yemek varsa, nerede rahat yasayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler…Bu kişiler için milli ve manevi değerlerin de fazla bir önemi yoktur!...
Onlar için karanlık olması önemli değildir. Açık ağızların, karanlık sığınaklarında mutlu olurlar. Çünkü, izlerini rahatça kaybettirirler…Ama,arıyı kovalamak isterseniz savaşır, engellere aldırmaz. Amacı sadece ışığa(hedefe) ulaşmaktır. Tek mermisi vardır, iğnesi!..İğnesini hedefe sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve kutsal değerleri için de seve seve ölmesini bilir!..
Ama sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere, değil mi!..
Her türlü pisliğe bulaşırlar, sonra da yiyeceklerinize, üstünüze, başınıza konarlar.
Arılar yumurtalarını (çok değerli ve kutsal saydıkları) yalnızca kovanlarına bırakırlar. Kutsal olmayan hiçbir yerde üremezler!..
Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler değil mi!..Çünkü, onlar için asıl amaç şahsi çıkarları için sürekli çoğalmak ve yayılmaktır; ama nereye kadar!.. Bu gidişle nesli her geçen gün tükenen KELAYNAK kuşlarına dönmüşler ama haberleri de yok galiba!..
Artık Türk milleti olarak dün olduğu gibi, bugün ve yarın da arı gibi dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde Atütürk ve şanlı ecdadımız gibi kırılıp eğilmeyen, ama ülkemi ilelebet yaşatmak için ARI gibi yaşayacağımızı bilmeyenler de artık öğrensinler!...
Saygılarımla….
A. Kadir İPEKOĞLU abdulkadiripekoglu@mynet.com
Bu köşe yazısı 104 defa okundu. Toplam 532 kelime
[ Geri Dön: A. Kadir İPEKOĞLU ] - [ Yazarlar İndeksi ] |