| Çevresel boyut değerlendirilmemiştir |
TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer HES lerle ilgili basına yazılı açıklama yaptı.
Dilek ASLAN
TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer HES lerle ilgili basına yazılı açıklama yaptı. Özer, Rize’de 62 adet HES projesi üretildiğini söyleyerek, “İkizdere, Salarha-Güneysu, Çayeli Senoz, Pazar- Hemşin, Ardeşen-Çamlıhemşin Fırtına ve Fındıklı Çağlayan-Arılı Vadileri’nde akmakta bütün dereler kaynağından denize kadar tünellere alınmak suretiyle elektrik enerjisi üretecek HES santralleri kurulması şeklinde planlanmıştır. Bu planlamada çevresel boyut ne yazık ki ciddi bir şekilde değerlendirilmemiştir” dedi.
Doğu Karadeniz Bölgesi ve bu bölgenin en önemli illerinden Rize, uluslararası öneme sahip doğa koruma alanlarından birisi olduğunu ifade eden TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer , “Kıyı çizgisinden başlayan dağlar kısa bir mesafede Kaçkar zirvesinde 3930 m. ye kadar çıkar. Ayrıca bölgede 2500 m. nin üzerinde çok sayıda zirve bulunmaktadır. Derin vadilerdeki çok sayıda akarsu ve mevsimsel dere şelaleler yaparak denize ulaşır.Doğu Karadeniz Bölgesi bütün dünyada biyolojik çeşitlilik açısından korumada öncelikli 200 ekolojik alandan biri olarak gösterilmiştir. Bölgeye bu özelliği kazandıran ise; binlerce bitki türüne ve yaban hayatına ev sahipliği yapan Fırtına, Senoz, Hemşin, İkizdere, Çağlayan, Arılı gibi derin vadilerdir.Üç bitki coğrafyasının çakıştığı, bütün canlılar için buz devirlerinde sığınak, tarihi jeolojik değişim çağlarında geçiş yolu olmuş bu vadiler ne yazık ki hidroelektrik santrallerinin tehdidi altındadır.
Özer, Sadece Rize de 62 adet proje gündemde olduğunu söyleyerek, “ Bu sayı her geçen gün küçük su kaynaklarını da kapsayacak şekilde artmaktadır. Nitekim bir yıl önce proje sayısı 43 adet idi. Derinliği 30-40 km.’yi geçmeyen vadilerde izin verilen proje sayısı şimdiden her bir vadı için 15-17 adetlere ulaşmıştır. Karadeniz Vadilerinin, ekolojisinin temel unsuru olan su ortamdan uzaklaştırılmaktadır. Bu durumun yaratacağı zincirleme etkiler ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar ortadayken bu projelerin tartışılmadan uygulamaya konulmasını kabul etmek mümkün değildir”
Özer sonuç ve öneri olarak şunları söyledi, “Bölgedeki HES projelerinin; Çevre ve Orman Bakanlığımızın 2007 yılında yayınlanan Çevre Durum Raporu’nda belirlenen “Türkiye Çevre Politikasının ana hedefi, sürdürülebilir kalkınma ile birlikte çevrenin korunması ve geliştirilmesi; Çevre politikasının ana stratejisi, doğal kaynakların yönetimi, insan sağlığı ve doğal dengenin korunması şartıyla sürdürülebilir bir kalkınma sağlanması ve gelecek nesiller için doğal, fiziksel ve sosyal bir çevrenin bırakılması olarak belirlenmiştir” şeklindeki doğru tespiti ışığında ve anlayışıyla yeniden değerlendirilmelidir. Projelerin bölgenin sahip olduğu biyolojik, tarihi ve sosyal zenginlikler çerçevesinde tartışılması engellenmemelidir. Ülkemiz enerji açığı, zorunluluklar, seçenekler, öncelikler doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile birlikte ele alınmalıdır” dedi.
|
|
Tarih: 04.07.2008 Saat: 23:38 Gönderen: eMMi
|
|
| |
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 4

|
|
|